17 Eylül 2014 Çarşamba

Merhabalı Sorunsalım

Gönderen Unknown zaman: 15:23
Yeryüzünde mantıklı bir cevaba ihtiyacı olan çok fazla başıboş soru dolaşıyor a dostlar. Peki nerede bu mantıklı cevaplar? Tabii buradan bakarak göremeyiz, zaten ben de Soktares'lik taslamak için henüz çok gencim. Sadece şu cevaplardan bir tanesine çok acil ihtiyacım var,  ucundan tutuverin de bir voltran mı oluşturacağız artık, elele tutuşup SELENA'yı mı çağıracağız; yapalım. Özetle felsefeden nefret ederim, benimki yalnızca kişisel bir ihtiyaç.
Soru geliyor.
Oo la la...

Neden istediğin bir şey istediğin zaman/yerde/şekilde diğer insanların şappadanak halledebildiği şekilde hallolamaz da o şey için son ana kadar sürünmek zorunda kalırsın?

Bu arada sen de o diğer şappadanak insanlardansan, en kuvvetli teorime göre ben üvey kulum.
Hani ciddi bir ortamda çişin gelir de kaçamazsın, gidemezsin; 2 saat ucunda tutarsın onu, kaçırmamak için girdiğin vaziyetlerden ötürü şakaklarından doğru şıpır şıpır terlersin. İşte o his.
Hayatta ne zaman bir işe kalkışsam ve özellikle şu son 2 hafta içinde kaç 2 saat varsa hepsinde o hisle kavrulayazdım. Salt bu sorudan ötürü.
Sadece binlerce üniversite öğrencisinin yaptığı gibi ben de 2 yakın arkadaşımla eve çıkmak, bir düzen kurmak istedim. Mamafih.
Allahım o gider borularımız mı patlamadı da Yeditepe Üniversitesi rektörlüğünde çişledik kakaladık, içimizde biriktirmeye çalışıp çalışıp mide bulantılarından mı kıvranmadık,E5'te akbilsiz eskort kızlar gibi kala mı kalmadık, 5 derece suyla duş mu almadık, domatesin tadına hasret mi kalmadık, örümceklere bıçak mı çekmedik, kahve fincanlarından şamdan mı yapmadık, pislikten birbirimizin üstüne mi kusmadık, doğalgazımız yok sanıp 14 günde 3 bin liralık hazır yemek mi yemedik... Efendime söyliyim, cafelere bahçelere 5li priz başlığıyla gittik ve telefonları 4 koldan bağladık da hesabı ödemeye kalkışınca "Bayanlar siz harcadığınız elektriğin parasını ödeyin, çaylar bizden olsun." mi denilmedi... bu kulaklar neler duydu...
Daha fazla devam edemeyeceğim.
Bir ara uzun uzadıya anlatırım, üşenmezsem.
Bir ara nasıl bir evde, nasıl bir mahalledeyiz, nasıl bir deli kazanındayız onu da anlatırım, hiç üşenmezsem.
Bu bir "merhaba" yazısıydı. Ev maceramız hüsranla başladı, Allah darısını bu bloğun başına vermesin.
Bir işi şappadanak nasıl yaparız, kesin bir çözümünüz ve bize almak istediğiniz ve/veya isteyeceğiniz ev hediyeleriniz varsa benimle tabii ki iletişime geçiniz. Düşünmeye çöp kutusunun renginden başlayın.
Öpücük.

0 yorum:

Yorum Gönder

 

Bodrumkatı Official Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review